Çeşme Turizm Projesi’ne tepki: Yarımada’da talanın, yağmanın tam karşısındayız

Çeşme Turizm Projesi’ne tepki: Yarımada’da talanın, yağmanın tam karşısındayız Posted on 15 Haziran 2026 by Yusuf Arslan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy başkanlığında İzmir iş dünyasıyla Çeşme Turizm Projesi’ni yeniden hayata geçirmek talebiyle Ankara’da yapılan toplantı yapılmasına İzmir’den tepki geldi. Danıştay tarafından “kamu yararı yok” denilerek iptal edilen projeyi yeniden hayata geçirmek isteyen Bakan Ersoy’un İzmir’de yerel bir mutabakat sağlanırsa projeyi yeniden başlatabileceklerini belirtemesine karşı çıkan İzmir Yaşam Alanları yazılı bir açıklama yayımlayarak projeye karşı olduklarını bir kez daha ilan ettiler., “KAMUSAL ÇIKAR BARINDIRMADIĞI İTİRAF EDİLDİ” Yapılan açıklamada, “Sermaye temsilcileri ile Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından her fırsatta gündeme getirilen Çeşme Turizm Projesi, sözde ‘bölgenin ekolojik dengesini ve tarihi dokusunu koruyarak’ spor, fuar, gastronomi, sağlık gibi temalara odaklanan turizm köyleri inşasını amaçladığı iddialarıyla yeniden ortaya çıktı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, ‘yargı kararı sonrası bu projeyi rafa kaldırmak zorunda kaldık ancak İzmir’de yerel bir mutabakat sağlanırsa projenin her şeyiyle hazır olduğunu ve yeniden başlatılabileceğini’ belirtmekte. ‘Projeyi rafa kaldırmak zorunda kaldılar’ çünkü 2020-Şubat ayında açtığımız davalar sonrasında Danıştay davayı iptal etti. Hazırlanan Bilirkişi raporunda, bilimsel çalışmalarda çok net bir şekilde projenin kamusal yararı olmadığı, alanın endemik, acil korunması gereken canlı türlerini, nadir görülen, soyu tehlikede olan çok sayıda kuş türünün yaşadığı, soyu tükenmek üzere olan Akdeniz fokunun üreme yerlerinin ve tarım alanlarını içerdiği ifade edilmişti. Bilirkişi Raporunun son paragrafında ‘Turizm Proje alanının bütününü de gözeterek, dava konusu ekleme ile koruma alanları yanı sıra turizm kullanımlarına, dolayısıyla yapılaşmaya da açılmasına yol açacak olan sınır kararının, tarım ve orman alanları, doğal değerler (flora, fauna, eko sistemler) su kaynakları ve kültürel miras üzerinde yaratacağı olumsuz etkileri göz önüne alındığında, planlama ilkelerine ve kamu yararına uygun olmadığı görüşüne varılmıştır.’ Kısaca; Bakanın açıklaması bu planların hiçbir kamusal çıkar barındırmadığı, planlama ilkelerine aykırı olduğu ve bölgenin ekolojik denge ve tarihi dokusunu doğrudan yok edeceği gerçeğini önemsemediğini açıkça itiraf etmektedir” denildi. “TARAF VE MUHATABIZ” Kendilerinin “taraf” ve “muhatap” olduklarının altı çizilen açıklamada, “Sermaye adına İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener, ‘Projede en önemli konunun mutabakat ve iş birliği olduğunu, yerel yönetimlerden bağımsız bu konunun yürümeyeceğini diyalog ve iletişimi sürdürme görevini üstlendiklerini’ söyledi. ‘Tarafların sürece dâhil olması ve varsa çekincelerini belirtmesi konusunda iletişim yollarını aktif tutacaklarını’ belirtti. Konunun gündeme düştüğü 2020 Şubat ayında, ilk davayı açanlardan olarak; Yarımada’nın doğal, tarihi değerleri ve kültürel miraslarına; turizm bölgesi maskesi altında yapılacak her girişimin talan ve yağma ile sonuçlanacağı ve buna karşı, ‘taraf ve muhatap olduğumuzu” bir kez daha belirtmek isteriz. Sermayeye de, iktidara da, bakanlığa da; konunun ilk günden bu yana tarafı ve muhatabı olan İzmir Yaşam Alanları olarak Değil mutabakat, Yarımada’da talanın da, yağmanın da tam karşısındayız diyoruz” ifadeleri kullanıldı.